Tasarımı Gezegen Ölçeğinde Düşünmek
Tasarım-üretim-tüketim-atık kısır döngüsü içinden sıyrılıp tasarımı gezegen ölçeğinde düşünmeye başlamak çoğumuz için zihinsel bir algı sıçraması gerektiriyor. 20. yüzyılın ikinci yarısına damga vurmuş tasarımcı bir çift olan Ray ve Charles Eames’in 1977 yapımı “Powers of Ten” filmi bu sıçramayı basit ama çarpıcı bir biçimde gösterir. Film bir piknik sahnesiyle başlar. Kamera yavaş yavaş yükselir, her on saniyede bir 10’ar kat uzaklaşarak bizi evrenin sınırlarına kadar götürür. Her geri sıçramada algı sınırlarımız genişler. Mesafe aldıkça yeni ilişkiler açığa çıkar. Ölçekler arası bu görsel yolculuk bana şunu hatırlatıyor: nereden baktığımız, neyi ne kadar gördüğümüzü ve hatta nasıl tasarladığımızı belirliyor.
Tasarımı gezegen ölçeğinde düşünmek tam da bu noktada anlam kazanıyor. Miyop gözlüklerini takıp, bağlama daha geniş çerçeveden baktığımda, tasarımın yalnızca nesne, mekân, yapı veya sistem üretmediğini, gezegenle kurduğumuz ilişkiyi de şekillendirdiğini görüyorum.
Gündelik hayatlarımız gezegen ölçeğinde örülü ilişkiler arasında akıyor ve çoğu zaman fark etmeden kabullendiğimiz iyi ya da kötü tasarım pratiklerinin etkileriyle şekilleniyor. Bu akışta neyin görünür, neyin görünmez kılındığı da yine tasarım kararlarının bir sonucu oluyor. Bugün “sürdürülebilir” olarak tanımladığımız birçok ürün/yapı tam da bu çelişkileri barındırıyor. Sabah kahvemiz, elektrikli otomobiller, gündelik konforumuzu mümkün kılan sayısız nesne, hatta “yeşil” olarak sertifikalandırdığımız yapılar, başka coğrafyalarda çıkarılan minerallere, tahrip edilen ekosistemlere, insan dahil birçok türün habitat kaybına ve çoğu zaman görünmeyen emeğe dayanıyor. Hollandalı tasarımcı Ruben Pater, “Bir tasarım, üretildiği değerlerden, varsayımlardan ve ardındaki ideolojilerden ayrı düşünülemez.” diyor. Başka bir deyişle, tasarım estetik ya da işlevsel olduğu kadar etik ve politiktir; yaratıcı düşünebilme becerisi kadar derin ve çok kollu bir etik sorumluluk ağını da içinde taşır. Bu sorumluluk, tasarımı izole bir üretim alanı olmaktan çıkartıp onu yerelden gezegen ölçeğine uzanan toplumsal, ekolojik, ekonomik ve politik ilişkiler ağına yerleştiriyor.
Sonuç olarak, benim için tasarımı gezegen ölçeğinde düşünmek, işte bu ağları fark etmek ve çoklu krizler çağında bunların birçoğunu yeni baştan ihtimamla tekrar örmek demek.
Kaynakça
Eames, C., Eames, R.(1977), Powers of Ten and the Relative Size of Things in the Universe. Powers of Ten™ (1977)
Pater, R. (2016), The Politics of Design
Fotoğraf: Eames, C. & R. Powers of Ten filminden bir kare
Aslı Suner
Mimarım. Istanbul'da yaşıyorum. Kentin ekolojisi, yapısı, kırsalı, doğası, gezegen sarmalı içindeki ilişkileri araştırıyorum. Mimarlık pratiğimin yanı sıra, iki farklı özel üniversitede Ç/DEA alanından beslenen mimari ve kentsel tasarım, yaparak tasaralama, biyomimikri üzerine hem teorik hem proje bazlı dersler veriyorum. Aynı zamanda NAHR (nahr.it), Nature, Art & Habitat Residency adlı çok disiplinli ve uluslararası yürüttüğümüz bir oluşumun içindeyim. Katılımcıların belli doğa temaları üzerine saha araştırması ve yaratıcı üretim yapmaları için hem fiziksel hem de sene boyunca düşünsel alanlar açıp, birlikte düşünüp, birlikte öğreniyoruz.