Doğanın Dinamikliğinde Mümkün Mühendislik
Çözüm ya da hizmet sunduğu iddia edilen neredeyse her mühendislik uygulaması dinamik bir sistemdir ve dinamik sistemler, zamana bağlı değişiklik gösterirler. Bu nedenle ölçüm, birim, yöntem çok kıymetlidir. Bir mühendisten beklenen yaklaşımsa irdelediği sistemi çeşitli aralıklarla ölçebilmesidir. Fakat öngörülemeyen, önceki ölçümlerden destek alamadığınız belirsizlerle dolu problemler, bu ölçümlerin o kadar da kıymetli olamadığı, zorlayıcı ve esas problemin belirsizlik olduğu alanlardır. Bu zorlayıcı alanlardan biri de ölçeklendirmeyi esas almış Gezegen Sınırları'yla ilgili.
Bildiğimiz yaşamı sunabilen gezegenin dokuz göstergesi var ve her bir göstergesinin bildiğimiz yaşamı sunabildiği kritik bir eşiği. Bu eşiklerden yedisini aştık mesela: Biyojokimyasal Akışlar, İklim Değişikliği, Yeni Kimyasallar ve Kirleticiler. Mevcut imkanlarla zorlayıcı olan bu eşikleri ölçmek ya da saptamaktan öte bu yedilinin ve belki de dahasının kesişimlerinden doğacak problemlerin neler olabileceği ve yaşamı bilmezken onunla nasıl uyumlanabileceğimizdir. Kesişimsellikler göstergelerin birbiri ardına etkilenmelerine neden oluyor. Mesela: ormansızlaşma → CO2 artışı → küresel ısınma → orman biyomlarının ölümü → daha fazla karbon salımı → su döngüsü ve habitat bütünlüğünde bozulma şeklinde bir döngüye neden olması gibi.
Burada bir mühendisin alabileceği en makul tavır, söz konusu kesişimsel geri besleme mekanizmasını, örneğin ormansızlaşmanın karbon döngüsü, iklim sistemi ve su döngüsüyle kurduğu etkileşimi haritalamak, modellemek, ağ analiziyle sistem içinde en yüksek bağlantı yoğunluğuna (centrality) ve kaldıraç etkisine sahip düğümleri, müdahale edildiğinde zincirleme olarak en fazla ikincil etkiyi tetikleyecek kritik noktaları önceliklendirmektir ama bunlar zaten akla gelen ilk adımlardır.
Bunların ötesinde belirsizliğe hazırlığın ölçülebilirlik kapsamını genişletebileceği bir yaklaşım daha var. O da geri besleme döngülerini izlemektir ve önerilen her müdahalenin başka sınırlar üzerindeki örtük etkisini görünür kılan müdahale ayrışmasıdır. Geri besleme döngüleri, bu pozitif geri bildirimle çalışan sistemleri tek yönlü nedensellik yerine karşılıklı etkileşimleriyle ele almaktır; müdahale ayrışmasıysa önerilecek bir çözümün başka bir kritik sınıra maliyetini hesaba katmaktır. Böylece tartıp biçen mühendis ancak kesişimsellikleri fark ettiği ve sistemleri bütün olarak ele alabildiği sürece doğayla arkadaşlık edebilir.
Planetary boundaries - Stockholm Resilience Centre. (n.d.). https://www.stockholmresilience.org/research/planetary-boundaries.html
Kapak görseli: Stockholm Resilience Center tarafından yayınlanan Gezegen Sınırları (2025)
Buse Doğan
Doğayla temas hallerimize ve insan davranışına meraklı bir dağcı, TÜBİTAK’ta Aday Araştırmacı taze bir Makine Mühendisi. Enerji sistemleri çözümlerinin mümkün olduğunca doğayla harmoni içinde ihtiyaçlarımızı karşılayabilmelerini hedefliyorum.