İçimizdeki Pusula: Ekolojik Kaygı Bize Ne Anlatmak İstiyor?
Avustralya orman yangınlarını, yanmış pençeleriyle taşınan koalaları, Türkiye'de alevlerin denize dayandığı geceleri hatırlıyor musunuz? Hepsini telefon ekranlarından izledik. Görüntüler değişti, ama bazı sahneler içimizde kaldı.
Karşımıza bir kavram çıkıyor: Ekolojik kaygı; iklim krizi ve çevresel felaketlere verilen duygusal, fizyolojik ve davranışsal yanıtların bütünü (Hogg ve ark., 2021).
Peki bu kaygı bize ne anlatmak istiyor?
Yerkes-Dodson Yasası'na benzer biçimde, kaygı hiç yoksa kayıtsızlık, fazlaysa çaresizlik doğuyor. Tam ortada ise insanı harekete geçiren işlevsel bir alarm sistemi var (Pihkala, 2020). Ekolojik kaygı aslında bir pusula; asıl soru onu nasıl susturacağımız değil, ne anlatmaya çalıştığına nasıl kulak verebileceğimiz.
Bazıları bu kaygıyı çok daha ağır taşıyor. Akbelen'den Cerattepe'ye, sahadaki araştırmacılardan yerel halka kadar pek çok kişi için bu soyut bir endişe değil, gündelik bir yüktür. Yaşanan yıkıma tanıklık etmek, literatürde ikincil travmatizasyon olarak tanımlanır: Kişi olaya doğrudan maruz kalmasa bile, tanık olduğu acılar travma tepkilerine yol açabilir (Baum ve ark., 2014; Sapiains ve ark., 2025).
Peki bu yükü taşımak zorunda mıyız?
Bu yükü tamamen atmak, doğayla bağımızı da koparmak olabilir. Asıl mesele onu bırakmak değil, nasıl taşıdığımızı değiştirmek. Grup paylaşımları, kendi kaynaklarımızı (duygusal, fiziksel, maddi, zamansal vb.) fark etmek ve kendimize zaman ayırmak bu süreçte koruyucu olabilir. Uçaktaki "önce kendi maskeni tak" uyarısı gibi, önce kendi iyilik halimizi merkeze almazsak mücadeleyi sürdürecek psikolojik sağlamlığı da yitirebiliriz. Kendimize alan tanımak feragat değil, bu mücadeleyi sürdürülebilir kılmanın temelidir.
Ekolojik kaygı, sonuçta insan olmanın bir parçası. Artık olmayan ormanın yasını tutmak, seller altındaki şehre bakarken için sıkışması; bunlar sorunun değil, bağlılığın işaretleri. Soru ekolojik kaygıdan nasıl kurtulacağımız değil, onu nasıl taşıyacağımızı öğrenmek. Ve taşırken kendimize de yer açmak.
Kaynakça
Baum, N., Rahav, G., & Sharon, M. (2014). Heightened susceptibility to secondary traumatization: A meta-analysis of gender differences. American Journal of Orthopsychiatry, 84(2), 111.
Calabrese, E. J. (2008). Stress biology and hormesis: the Yerkes–Dodson law in psychology—a special case of the hormesis dose response. Critical Reviews in Toxicology, 38(5), 453-462. https://doi.org/10.1080/10408440802004007
Hogg, T. L., Stanley, S. K., O'Brien, L. V., Wilson, M. S. ve Watsford, C. R. (2021). The Hogg Eco-Anxiety Scale: Development and validation of a multidimensional scale. Global Environmental Change, 71, 102391. https://doi.org/10.1016/j.gloenvcha.2021.102391
Pihkala, P. (2020). Anxiety and the ecological crisis: An analysis of eco-anxiety and climate anxiety. Sustainability, 12(19), 7836. https://doi.org/10.3390/su12197836
Sapiains, R., Azócar, G., Palomo-Vélez, G., & Rondanelli, R. (2025). Climate change anxiety in the scientific community: an exploratory study with Chilean climate change-related scholars. Frontiers in Psychology, 16, 1507487. https://doi.org/10.3389/fpsyg.2025.1507487
Verplanken, B., Marks, E. ve Dobromir, A. I. (2020). On the nature of eco-anxiety: How constructive or unconstructive is habitual worry about global warming?. Journal of Environmental Psychology, 72, 101528. https://doi.org/10.1016/j.jenvp.2020.101528
Fotoğraf: Paul Sudmals, Reuters
Cansu Kaya
klinik psikologum. Yüksek lisans tezimi ekolojik kaygı üzerine yazdım. İnsanların iklim krizi ve çevresel felaketlere dair neler hissettiğini anlamaya çalıştım. Doğa, çevre ve iklim benim için hem mesleki hem kişisel bir keşif alanı.