Sessizleşen Türler, Yitirilen Anılar
Doğa hikâyelerimizde kahraman hep biziz, peki ya hikâyeyi bir kayın ağacının köklerinden dinleseydik? İnsan merkezli olmayan bir kahraman, bize "korunması gereken bir manzaradan" değil, "parçası olduğumuz karmaşık bir ağdan" bahsederdi. Kayın ağacının gözünde doğa, bizim için bir dekor değil; nefes alan, iletişim kuran ve yas tutan özneler bütünüdür. Bizim bu zamana kadar anlatageldiğimiz veya duymaya alıştığımız şekilde adapte olmaya çalıştığımız, korumamızı gerektiren ayrı bir biçim değil ait olduğumuz bir bütündür.
Alıç ağacıyla sohbet ettiği ‘Alıç Ağacı ile Sohbetler’ kitabında Hikmet Birand şöyle der: “Gezerken, Anadolu’yu gezerken, alıcı, benimseyici gözlerle bakarsan, yalnız bitki örtüsünü değil, çok şeyler görürsün. Anadolu sadece bir yer (bir coğrafya) anlamı değil, akıp giden zamanın da bir bölümüdür sanki… Ne yana baksan, ne yöne yönelsen adım attığın her yer bir oluşun, bir yüksekliğin, bir alçalış yıkılış ve yeniden yükselişin anılarını yansıtan bir bölüm.. Gezerken görülecek, görünce şaşılacak, hoşlanılacak, sevinecek, övünecek ve… dövünecek neler var Anadolu’da…” (Birand, 2024). Bu coğrafyalarda yaşayan insanlar, bitkiler, kuşlar ve diğer canlılar arasında geçen çok zengin bağlar, iç içe geçmiş yaşanmışlıklar bulunmakta. Zamanla bu canlı çeşitliliğinde azalmalar olsa da, bunlar nesilden nesile aktarılmazsa biz sadece o coğrafyadaki biyoçeşitlilikte türlerin azalan bir kısmına mı yoksa insanın o coğrafyadaki canlılıkla iç içe geçmiş kültürünün azalışına mı şahitlik ederiz? Bir canlı türünü anlatmayı bıraktığımızda, yalnızca o canlıyı değil, onunla birlikte şekillenmiş kültürün bir parçasını da mı yitiririz?
Bu yaşadığımız azalış sadece bir bitkiyi, kuşu, dereyi kaybetmek değil; oradaki yaşanmışlıkların tekrarlanma ihtimalini, o canlıyla anıları olan insanların anlattıklarını yitirmek belki de. Bu yaşanmışlıkların kaybolmaması ve kurduğumuz bağların anısını canlı tutabilmek için o türü tanıyıp, yaşantımıza ve anlatılarımıza dahil etmek yapabileceğimiz en temel ve etkili davranışlardan birisi sadece.
Kaynakça
Birand, H. ( 2024). Alıç Ağacı ile Sohbetler, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul.
Fotoğraf: Perşembe Yaylası, Melike İlayda Baksı Özdemir
Melike İlayda Baksı Özdemir
Bir okul öncesi öğretmeni olarak çocuklar ve yetişkinlerle doğa temelli öğrenme süreçleri yürütmek uzun süredir odağım. Yaratıcı drama ve doğa–orman pedagojisi alanında eğitimler ve projeler tasarlıyorum. Özellikle çocukların merak eden, keşfeden ve doğayla bağ kuran bireyler olarak büyümesine katkı sunmayı önemsiyorum. Sivil toplum kuruluşlarında ve özel okullarda doğa–çevre eğitimi alanında çalıştıktan sonra şu anda içeriklerimi bağımsız olarak geliştiriyor, çocuklar ve yetişkinlerle farklı doğa temelli atölyeler yürütüyorum. Bu alanda yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Arta kalan zamanlarda uzun yıllardır devam ettirdiğim dijital ve analog fotoğraflarla deneysel çalışmalar yapmaktan büyük keyif alıyorum.