Çocuk edebiyatında “Gerçek Doğa” ile karşılaşmak mümkün mü?

Bazı çocuk edebiyatı eleştirmenleri, çocuk edebiyatını öncelikle bir yetişkin pratiği olarak değerlendirir (Nodelman, 2008). Çocukluk tanımları ve çocuk edebiyatı bu yazının üretim ve dolaşımını büyük ölçüde kontrol eden yetişkinler tarafından şekillendirilirken gerçek çocuk hakkında konuşmak imkansızdır (Rose, 1993; Lesnik-Oberstein, 1994). Dolayısıyla çocukluk etrafında kurulan söylemler betimleyici olmaktan çok normatif bir işlev görür (Gubar, 2013). Peki çocuk kitaplarında kurgulanan doğa, doğanın kendisinden çok yetişkinlerin doğaya ilişkin hangi ideolojik tahayyüllerini yansıtır?

Çocuk kitaplarının bir kısmında hayvanlar, demokratik seçimler düzenler, fabrika işletir ve emek sömürüsüne karşı protestolar örgütler. Bu anlatılar, bir anlamda doğaya ve hayvanlara insan toplumuna özgü özellikler, duygular ve niyetler yükleyen antropomorfik bir yaklaşımı yansıtır. Hayvanlar ve doğa da, tıpkı Nodelman'ın çocuk için tarif ettiği gibi, kendi adına konuşamayan bir "öteki" olarak konumlandırılır (1992). Dahası, doğa da çoğu zaman geri dönüşüm, çevrecilik ve sürdürülebilirlik mesajlarının taşıyıcısına dönüşür. Bunlar gelecek kaygılarımıza ve toplumsal gündemlerimize konuşan tanıdık kurgular. Ne var ki bu tanıdıklık, insan-merkezciliğin iki farklı yüzünü görünür kılar: Doğa kendi toplumsal düzenimizin aynasında biçimlendirilir ve ahlaki ve pedagojik mesajların işlevsel bir aracına dönüştürülür.

Posthümanist yaklaşım ise insan ile doğa arasındaki maddi sürekliliği, yani insanın doğadan ayrı bir varlık değil, onunla süreklilik ve karşılıklı etkileşim içinde olduğunu; hikâyelerin de bu duygusal ve bedensel bağı harekete geçirebildiğini öne sürer (Harju & Rouse, 2018).

O hâlde bu sürekliliği anlatan anlatıların da insan eliyle kurulduğunu ve yetişkin bakışını kaçınılmaz olarak taşıdığını unutmadan, belki de asıl soru bu anlatıların nasıl ve hangi insan-doğa ilişkilerini mümkün ve hissedilebilir kıldığıdır.

Kaynakça 

Gubar, M. (2013). Risky business: Talking about children in children’s literature criticism. Children’s Literature Association Quarterly, 38(4), 450-457.

Harju, M.-L. ve Rouse, D. (2018). Keeping some wildness always alive: Posthumanism and the animality of children’s literature and play. Children’s Literature in Education, 49, 1-20. https://doi.org/10.1007/s10583-017-9329-3

Lesnik-Oberstein, K. (1994). Children’s literature: Criticism and the fictional child. Oxford University Press.

Nodelman, P. (1992). The other: Orientalism, colonialism, and children’s literature. Children’s Literature Association Quarterly, 17(1), 29-35.

Nodelman, P. (2008). The hidden adult: Defining children’s literature. Johns Hopkins University Press.

Rose, J. (1993). The case of Peter Pan, or the impossibility of children’s fiction (Rev. ed.). University of Pennsylvania Press.

Fotoğraf: Gömeç, Balıkesir, Burcu Borhan Türeli, 2023

Burcu Borhan Türeli

Eğitim pedagojileri, iklim adaleti, gıda güvencesi ile toplumsal cinsiyet alanlarında çalışan bir araştırmacı ve edebiyatçıyım. Çalışmalarım, canlı cansız tüm varlıklar için daha adil yaşam biçimlerini düşünme ve bunları mümkün kılma arayışında buluşuyor. İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı ile İngilizce Mütercim Tercümanlık alanlarında  lisans programlarını tamamladım. Ardından Fulbright bursuyla George Mason Üniversitesi'nde (Virginia) disiplinlerarası yüksek lisans yaptım. Tezimde, eleştirel edebiyat kuramları ve feminist teoriler ışığında Viktorya dönemi İngiliz edebiyatında cinsiyetlendirilmiş anlatıları ve geç on dokuzuncu ile erken yirminci yüzyıl imparatorluk odaklı çocuk edebiyatında kimlik oluşumunu inceledim. Türkçeden İngilizceye çocuk kitapları çevirdim; çeşitli gazete ve dergilerde çocuk edebiyatı üzerine inceleme yazıları yayımladım. Ulusal ve uluslararası sivil toplum projelerinde, görünür olmayanı görünür kılmaya, farklı aktörleri bir araya getirmeye ve dönüşümün ilham veren küçük adımlarla başlayabileceğine yürekten inanarak çalışıyorum.

Previous
Previous

Bugün karşınızda sergilenen insan emeği, sergilenen hayvanlar ve sergilenen bitkiler var

Next
Next

Kent geçmişini anlatmaz, onu avuç içindeki çizgiler gibi taşır*