Sadece insanın hakları “iyi bir dünya” tahayyülünün hakikata dönüşmesi için yeter mi?
İnsanlık topluluğunun bazı fertleri yüzyıllardır akıllarında, kalplerinde, ruhlarında “iyi bir dünya tahayyülü” taşıyorlar. Buradaki iyilik kavramını Kant’ın iyinin göreliliği tartışmasından, yani eylemin ardındaki “iyi niyet-istenç” odağından ele alıp; adalet, eşitlik, özgürlük, barış kavramlarıyla bağ kurarak anlamlandırmak kritik. Ne var ki insanlar bu tahayyülden uzaklaşıp insan uygarlıklarının sonu olabilecek, yıkıcı, zalim ve ‘insan onuruna yakışmayan dünya savaşlarına karıştılar ve ardından birbirlerine söz vermek zorunda kaldılar. Bu küresel taahhüt metinlerinden biri olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edildiği 1948 yılında devletleri, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştirdi. Ama ne yazık ki bu ‘evrensel’ metne yeryüzündeki insan dışı canlı ve cansız varlıkların yaşam hakkı veya diğer özgürlükleri dahil edilmedi. Halen de gündeme gelmiyor, yok sayılıyor.
Peki, bilimsel olarak tanımlanmış 2.17 milyon yaşam formundan sadece biri olan insanın haklarına odaklanmak barış ve uyum içerisinde yaşadığımız “başka bir dünya” tahayyülünü hakikata nasıl çevirecek? Kadın bedeni, emeği ve varoluş halleri üzerindeki toplumsal baskı ile doğanın ve insan dışı tüm varlıkların tahribatı ve zaptı arasındaki bağı ortaya çıkaran ekofeminizmin insanlar olarak “[k]endimizi Yeryüzü ailesinin bir üyesi olarak görüp” “...tüm çeşitliliği ile yaşama özen gösterme sorumluluğunu alma” çağrısını daha ne kadar umursamayacağız?
Hakları ve yükümlülükleri odağa alan hak temelli yaklaşımı insan dışı varlıkların haklarını da içerecek şekilde genişletmedikçe birbirine ve biraradanlığına, özen gösteren, önem ve öncelik veren bir dünya topluluğu yaratmamız, dünyadaş olmamız pek mümkün değil.
Kaynakça
Kant, I. (2020). Ahlak Metafiziğinin Temelleri. [İ. Kuçuradi, Çev]. Türkiye Felsefe Kurumu
Ritchie, H. (2022). Kaç tür var?OurWorldinData.orghttps://ourworldindata.org/how-many-species-are-there
Shiva, V. ve Mies, M. (2018). Ekofeminizm. Sinek Sekiz Yayınevi.
Çizim: Kök - Sinem Sefa Akay
Sinem Sefa Akay
Bilkent Üniversitesi uluslararası ilişkiler bölümünde lisans, Nottingham Üniversitesi politika bölümünde yüksek lisans programını tamamladım. 2004 yılından itibaren insan ve çocuk hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, sosyal politikalar ve sivil toplum odağında UNICEF Türkiye Ofisi’nde, Avrupa Birliği Teknik Destek Projeleri’nde ve çeşitli sivil toplum örgütlerinde koordinatör, saha uzmanı, araştırmacı, eğitmen, kolaylaştırıcı gibi görevler üstlendim. Halen STÖ’ler, BM kuruluşları ve farklı kurumlara danışmanlık veriyorum. 20 seneyi aşkın süredir gezegenin canlı ve cansız tüm varlıklarının haklarına ve biraradanlığına özen, önem ve öncelik verilmesi için hak savunuculuğu yapmaktan vazgeçmiyorum.