Taşların Arasında Kalan Merak
Bir çocuk sabah yürüyüşünü aniden durdurur. Kaldırım taşlarının arasından çıkan bir ota bakar, eğilir, parmağıyla otu yoklar ve ona “Nasılsın?” der. O anda sokak yalnızca bir yol olmaktan çıkar; bir karşılaşma yerine dönüşür. Çocuk için mahalle, her gün içinden geçilen bir alan değil, her gün yeniden kurulan bir dünyadır.
Biz yetişkinler sokakları çoğu zaman hızla tüketiriz. Geçilmesi gereken yerler, oyalanılmaması gereken anlar olarak görürüz. Oysa çocuk için bir rögar kapağı gizli bir kapı olabilir, yağmurdan sonra yerde kalan bir su birikintisi gökyüzünü yere indirir. Günlük yaşamın sıradan ayrıntıları, çocuk için merakı çağıran güçlü öğrenme davetleridir. Piaget’nin de vurguladığı gibi çocuk bu dünyayı kendisine anlatılanla değil, durarak, bakarak ve dokunarak; çevresiyle kurduğu aktif ilişkilerle anlamlandırır.
Erken çocuklukta öğrenme her zaman anlatılarla ya da yönlendirmelerle gerçekleşmez. Bazen durmakla, beklemekle ve yerle kurulan sessiz temasla olur. Çocuk bulunduğu mekanla konuşur ama biz yetişkinler çoğu zaman bu konuşmayı fark etmeden böleriz.
Bir okulöncesi öğretmeni olarak kendimi sık sık şu eşikte buluyorum: Çocuğun merakına eşlik eden biri mi olacağım, yoksa onu “yoluna devam etmeye” çağıran yetişkin mi? Taşların arasında kalan bu merakı fark etmek için, biz nerede durmayı göze alıyoruz?
Kaynakça
Piaget, J. (1952). The origins of intelligence in children. New York: International Universities Press.
Rajala, A. (2015). Connecting Learning Across School and Out of School Contexts: A Review of Pedagogical Approaches. Researchgate
Aşık, G. T. G. (2023). Okul Öncesi ve İlkokul Öğretmenlerinin Sınıf İçi Soru Sorma Becerileri ile Meraklılık Düzeylerinin İncelenmesi. Ege Eğitim Dergisi, 24(2), 180-193.
Kaba, Y. (2024). Çocuğun Öğrenmesinde Merak Duygusu. Türk Eğitim Araştırmaları Dergisi, 5(1), 17-25
Jirout, J. J., Evans, N. S., & Son, L. K. (2024). Curiosity in children across ages and contexts. Nature Reviews Psychology.
Tuğba Ucuzcu
2007’den beri bir okulöncesi öğretmeniyim. Eğitimi yalnızca akademik bir aktarım süreci değil, birlikte anlam kurma yolculuğu olarak görüyorum. Öğrenmeyi dört duvar arasına sığdıramıyorum; en güçlü öğrenmenin deneyimle, temasla ve merakla gerçekleştiğine inanıyorum. Bu nedenle çocuklarla birlikte doğaya çıkıyor, soruların peşinden gidiyor, yavaşlamayı ve bakmayı önemsiyorum. Küresel okullar savunucusuyum; SKA’larla zenginleştirilmiş etkinlikler planlayarak sürdürülebilirlik bilincini küçük yaşta filizlendirmeye çalışıyorum. Orman lideriyim; doğayı bir etkinlik alanı değil, yaşayan bir pedagojik ortak olarak görüyorum. Çocukların merakına eşlik etmeyi, müdahale etmeden alan açmayı seçiyorum. Soru sormayı, birlikte düşünmeyi ve keşfetmeyi önemsiyorum. Her gün yeniden öğrenen, çocuklarla birlikte gelişen ve dönüşen bir öğretmenim.